Beşiktaş

Hakkı Yalçın’dan Beşiktaş’a eleştiri! “Yetersiz kalan futbolcular”

Lige verilen aranın futbolcularda oluşturduğu fiziki yarayla yakınlığını da hesaba katmak gerekiyor. Konyaspor karşısında topa sahip olma konusunda mevsim normallerinin üzerinde seyreden Fenerbahçe’nin pozisyona girme konusundaki zaafları vardı ama rakibin 10 kişi kalmasıyla Fenerbahçe’nin pozisyon üretiminde tepkisiz kalması arasında psikolojik bir yakınlık vardı. O yüzden bütün futbolculara hoşgörüyle bakmak gibi bir gerçeğimiz olmalı.

Ama bazı futbolcuların değişmez kurallarını da görmezden gelmeyelim. Galibiyetin itibarını artıran Fenerbahçe’nin ikinci golüyse, bu vuruştaki duruşuna ve her maçtaki sihrine mahsuben alkışları Valencia’ya gönderelim. Karşısındaki insanın direncini kıran bindirmeler ustası bu sezon gol rekoru kırabilir. Bir trenin gideceği yere ulaşması için hızlanması gerektiğini düşünen ve ocağa kömür atmaktan bıkmayan yürekli işçiler vardır. Ferdi Kadıoğlu odur. O nostaljik trende zarafetin temiz yüzünü yansıtan eski zaman jönlerinden kesitler vardır. Arda Güler de odur.

Fenerbahçe’yi böylesine topa sahip olma yüzdesiyle oynatan gerçeklerde iki takım arasında kalite farkı kadar, Konyaspor’un tükenmişlik sendromunu da hesaba katmamız gerekiyor. Bu takıma iki sezondur hayat veren İlhan Palut’u bir çırpıda harcayanlar, yabancı bir teknik adamla nasıl bir yolculuğun içinde olduğunu fark ediyor mudur acaba? Kaybedilen puanlar telafi edilir ama takım olma yolunda kaybedilenleri kazanmak zordur. Ama futbolumuzun doğasında en kolay şeydir; adam harcamak!

Beşiktaş’ın Antalyaspor karşısındaki beraberliği, rakip alanda organize olamamakla ve kaçan penaltıyla ilgilidir. Beşiktaş’ın galibiyete hevesli olmadığı zamanlarda dışa vuran bir yanı var ama takımda hedefe yürümek konusunda “yetersiz kalan” futbolcular da çok. Bazıları kendilerini takım olma ruhuna yakıştıramıyor.

Bunu Antalya maçına mahsuben değil, depremden önceki maçlarda da gördüğümüz için hatırlatıyoruz. Çünkü Beşiktaş formasında “emekçilik şartı” hiçbir zaman geçerliliğini yitiremez. 2 puanlık kayıp da göstermiştir ki bu lig Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki bir şampiyonluk mücadelesidir artık.

Ligde duruşunu ve mücadele ruhunu hiç değiştirmeyen karakterli bir takım var; Ümraniyespor. Birçok maçta kazanmaya yakın durdular, bazılarını hakemler yüzünden kaybettiler, bazılarını futbolun cilvesinden. Ama oynadıkları futboldan asla taviz vermediler. Ben buna “şövalye ruhu” diyorum. Puan cetvelinin en altında olup saygı duyulacak bir takım ruhu yaratan teknik direktör Recep Uçar’ı da alkışlıyorum, sezon başından beri teknik adamlarının arkasında duran Ümraniye Yönetimini de.

Hayat bir yol hikayesidir. Yol hikayelerinde bazen harika bir final sahnesi vardır bazen de karşılığını bulamamış emekler. Sonuç ne olursa olsun, güzel insanların yolculuklarına saygı duymak boynumuzun borcudur. O güzel insanlar hayallerinden asla vazgeçmesinler. Çünkü gençlerin direncini arttıracak ve futbola asalet katacak değerler onların verdiği emeklerle şekillenecek. Biliyorum ki geldikleri yeri unutmayanlar geleceğe ışık tutmayı da unutmazlar.

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button