
CEVDET ÜNÜVAR-AKILLARIN MÜCADELESİ
Finale göz kırpan iki takımın randevusunda, sahaya sadece formalar değil, fikirler de çıktı. Biri hücum zenginliğiyle konuşan Beşiktaş… Diğeri sabırla, disiplinle, akılla direnen Konyaspor… Ve o akşam, Konya’nın sesi İstanbul’da yankılandı. ‘İkonium Kartalı’ yeşilbeyazlılar, 36. dakikada direkten dönen o tehlikeli an dışında siyahbeyazlılara adeta nefes aldırmadı. Bir savunma değil bu… Bir irade, bir inat, bir planın sahaya yansımasıydı. Oyunun merkezi kilitlendi. Pas yolları daraldı. Zaman, Beşiktaş için hızla değil, zorla akmaya başladı.

İkinci yarı… Sahne değişmedi. Beşiktaş hücum etti, Konyaspor direndi. Biri dalga oldu, diğeri kayalık… Çarptı, dağıldı, geri döndü. Bir an geldi, bir boşluk doğdu. Top, Enis Bardhi’nin önüne düştü. O an… Sadece bir pozisyon değildi. Bir şehrin kalbi orada attı. Vursa… Bitse… Yazılsa… Ama olmadı. Top ağlarla buluşmadı, ve o saniye, Konya’da zaman durdu.

Gol kadar, kaçan gol de yazılır tarihe. Ve Bardhi… 87’de bu kez yazdı aslında. Top ağlarda, umut gökyüzünde… Ama bayrak havada. Bu maç sadece oyuncuların değil, akılların mücadelesiydi. Ve o aklın adı bir kenarda net şekilde yazıldı: İlhan Palut… İlk 45’te plan… İkinci 45’te sabır… Ve iki yarıda da kusursuza yakın uygulama… Rakibini sadece durdurmadı, onu düşündürdü. Yavaşlattı, yordu. Bu, taktikten öte bir ustalıktı. Son söz mü? Bu maçın skoru ne olursa olsun, sahada bir gerçek vardı: Konyaspor, sadece savunmadı… Oyunu yönetti. Ve bazı geceler vardır, gol atamasan bile futbolu kazandığını hissedersin.

SİNAN VARDAR-ESERİNİZLE GURUR DUYUN!
Maalesef bugünler gümbür gümbür geldi. Beşiktaş, hayal kırıklığıyla dolu bir sezonu daha bitirdi. Elde var kocaman bir sıfır! İş bilmez yönetimiyle, egolarına yenik düşen Sergen Yalçın! Bir araya getirilmesi imkânsız olan transferlerle, menajerleri zengin eden, kafaları karıştıran tercihlerle RUHSUZ FUTBOLCULAR!

Dün 90 dakika boyunca tel tel dökülen Beşiktaş’ı izlerken inanın çok üzüldüm. Böyle rezalet olmaz! Hepinize yazıklar olsun! Şampiyonlar Ligi finalinden daha pahalı olmasına rağmen tribünleri dolduran vefakâr taraftarı bu kadar üzmeye ne hakkınız var? Olmuyor, olmuyor, olmuyor! Kabul edelim; Beşiktaş size çok gömlek büyük geldi. Tabii ki kazananı tebrik edelim.

Bu yazıyı kaleme alırken çok sinirliyim, yine uykularımız kaçacak! Ama artık yeter! Beşiktaş’a daha fazla yazık etmeyin. Buradan Beşiktaş teknik direktörü Sergen Yalçın’a sesleniyorum; derhal istifa et! Buradan Başkan Serdal Adalı’ya sesleniyorum; hemen kulübü olağanüstü kongreye götür! Beşiktaş’ın artık kaybedecek değil bir dakikası, bir saniyesi bile yok! Yapamadığınız, yapacak kabiliyetiniz yok! Rahmetli onursal başkanımız Rahmetli Süleyman Seba bugünleri daha yıllar önce görmüş de söylemiş: “Beşiktaş’ı üzmeyin!” Evet beyler! Sportif direktörünüzle, yöneticilerinizle, genel kurulllardaki şakşakçı yandaşlarınızla Beşiktaş için bir kerelik de olsa doğru bir karar alın: Beşiktaş’ı terk edin! Lütfen hemen bugün bu kararı alın; Beşiktaş’ı bitirmeden, Beşiktaşlıları daha fazla üzmeden!

TURGAY DEMİR-HAYDİ SERGEN VAKİT TAMAM!
Kupa yarı finalinin ilk yarısında gök gibi gürleyen Beşiktaş’ı görünce, bu baskının sonunda sağanak bir gol yağmuru bekledik ama öyle olmadı. Kimi zaman Bilal’in şutu direkte patladı, kimi zaman OH’un gollük vuruşunda Bahadır geçit vermedi. Beşiktaş’ın hücumdaki etkisini sınırlayan ise Konyaspor savunmasından çok Olaitan’dı… Bu çocuk hücumlarda pas değil, adeta iftira atıyor. Konuk ekip ilk yarı boyunca sadece savundu. Öyle ki Ersin’in forması bile kırışmadı… İkinci yarıda da filmin senaryosu değişmedi… Beşiktaş, rakibini köşeye sıkıştırmış bir boksör gibi sağlı sollu vurdu ama nakavt edecek yumruğu bir türlü indiremedi.

Doğrusu maç öncesinde Konyaspor’un katı savunma yapacağını görmek için müneccim olmaya gerek yoktu. Hal böyleyken El Bilal ve Olaitan yerine dar alanda daha etkili Cerny ya da Jota Silva tercihi daha doğru olabilirdi. Sergen Yalçın ise yine ezberine sarıldı. Rashica, Olaitan, El Bilal ve formsuz Cengiz’e açtığı krediyi Cerny ile Jota’ya tanımaması, tercihlerinde liyakatten çok alışkanlıklarının ağır bastığı izlenimi yaratıyor. Neyse ki, tribün baskısıyla da olsa Cerny’i sahaya sürdü ve Beşiktaş ön bölgede enerjisini akılla destekleme şansı buldu…

Konyaspor aradığı kontratak fırsatlarını sonunda yakaladı. İki kez rakip kaleye gittiler; birinde attıkları gol ofsayta takıldı, ikincisinde penaltı kazandılar. Hem de ne penaltı! Ceza sahasına metreler kala Muleka’yı çekmeye başlayıp bırakmayan Olaitan, ayaklarıyla yaptığı hatalara elleriyle yenisini ekledi ve Beşiktaş’ın kupa umutlarını söndürdü. Lig çoktan gitti, Avrupa hiç olmadı, Kupa da gitti… Ee, daha ne bekliyorsun Sergen Yalçın? Yoksa gelecek sezon takımı düşme hattında görmeyi mi?

MUSTAFA ÇULCU-POZİSYON PENALTI DEĞİL
Beşiktaş’ın bu maç bu kupa olmazsa olmazıydı. Ön alanda baskılı istekli başladı. El-Bilal ve Rıdvan kanattan iyi geldiler lakin final pasları ve ortalar kaliteli olmadı, hedefi bulmadı. Olaitan sağ kanatta üretime katkı sağlayamadı, etkili olamadı. Savunmada, Emirhan iyi başlarken Orkun hırsı azmi isteği ve üretkenliği ile sahanın en iyisiydi. Konyaspor kalabalık savunma ile pozisyon vermemeye çalıştı.

İleride Muleka ile geçiş kovaladı. Beşiktaş’ın ön alan baskısını kırdılar. Karşılıklı ataklarla çekişmeli mücadeleli maçı, son dakika penaltısı ile Konyaspor kazandı. Konyaspor finali yakalarken, Beşiktaş çok şey kaybetti. Adnan Deniz Kayatepe maça zihinsel ve fiziksel olarak iyi hazırlanamamış. Oyunu hissedemedi. Oyuncu eşleşmelerinde yıldıran eylemleri yakalayamadı. Maçın başında AdilOh didişmesini sözlü geçti. Kart tasarruflarında hatalı yorumlar yaptı. Hele Deniz Türüç’e gösterdiği sarının nedenini kendisi dahil kimse anlamadı. 20. dakikada yüksek hava topunda Adil, ceza alanı içinde önündeki Asllani’nin boynunu, elleri kolları ile sarmalıyor, adil olmayan bir müdahale ile indiriyor. Pozisyon penaltı.

Ama hakem vermedi. Kale alanı içinde Asllani, yerde kaldı oyunu durdurmadı. Modern hakemliğe uymayan bir uygulamaydı! Oh’u faullerle dövdüler önlem alamadı. Oyunu hakem gerdi. Ndidi 46.dakikada Diogo’ya kazara basıyor kart olmaz. 49’da Beşiktaş penaltı bekledi, pozisyon zaten dışarıda penaltı yok ama Oh’a temas var mı? Yakın çekimi göremedik! Temas varsa Jevtovic bariz gol şansını engellemekten ihraç olur. Hakeme ve VAR’a inanmak durumunda kaldık! 87’de Konyaspor’un golünde Bardhi açık ofsayt iptal doğru. Son dakika Konyaspor lehine verilen penaltıda Olaitan-Olaigbe mücadelesi dışarıda başladı içeriye girdiler. Güçlü hamleyi Olaitan dışarda bıraktı ve topla en son oynayan yine Olaitan oldu. Pozisyon penaltı değil. Hatalı karar. Hakemlikte en büyük tehlike “Ben oldum. Bana mecburlar” düşüncesidir. Esas olan gösterişsiz ama güvenilir ve güçlü hakem olmaktır.









