
LEVENT TÜZEMEN – PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK
Galatasaray, Başkent’te kazanırken Kocaeli maçında kaybettiği puan farkı avantajı ile psikolojik üstünlüğü yeniden eline geçirdi. Okan Buruk’un santrforlu sisteme geçip İcardi’yi forvet başlatması, kanatları Sane ile Barış’a emanet etmesi, özellikle ilk yarıda G.Saray’ın çok etkili ve bol pozisyonlu bir oyun oynamasını sağladı. Oyunun ikinci dakikasında İcardi’nin attığı gol, golcü kimliğine yakışırken Sane-Yunus pas ortaklığı, golün hazırlayıcısı oldu. Sane ne zaman dikine oynayıp araya paslar bıraksa bu anlayış G.Saray’a pozisyonlar kazandırdı. Özellikle Yunus’un attığı gol, Sane’nin akıllı ara pasına koşan Sara’nın etkili ortasıyla geldi. Sane ve Sara saman alevi gibi hücumlar gerçekleştirdi ancak Torreira-Yunus ikilisi çok etkiliydi.

Yunus’un rakibe önde yaptığı baskılar ve sürekli hareketli oluşu, G.Saray’a hücum zenginliği sağladı. Yunus, güzel oyununu bir gol ve bir asistle süsledi. Futbolda laubaliliğe yer yok. G.Saray’ın dikkatinin dağıldığı dakikalarda haftalardır gol bile atamayan G.Birliği, Niang ile ağları buldu. Bu golde kaleci Uğurcan’ın doğru yer almamasının büyük hatası vardı. Jakobs da hava topunu doğru yere uzaklaştıramayarak gole zemin hazırladı. Ancak G.Saray’ın Sane ile kazanılan golün benim anlayışıma göre iptal edilmesi VAR’la birlikte maçın hakeminin ortaklaşa uydurduğu bir ofsayttı. Çünkü orta Yunus’un bölgesine değil arkasına yapıldı. Sane de ofsaytta değildi.

MUSTAFA ÇULCU – BUZ GİBİ GOL BADEM OLDU
Galatasaray risk almadan temkinli başladığı oyunda ikinci dakikada bulduğu golle öne geçti. Oyunun kontrolünü eline aldı.
Gençlerbirliği merkezi kalabalık tutarak İcardi’yi etkisiz bırakmaya çalıştı. İcardi top almak için içeriye gelince boşalttığı bölgeye Barış ve Yunus savunma arkasına koşular yaparak pozisyonlar buldu.

Tongya top rakipteyken geriye gelerek savunmayı beşledi. Sane’nin koşu yolunu kapatmaya çalıştı ama başarılı olamadı. Yürüyerek oynayan İcardi’ye rağmen Galatasaray ön bölge presiyle rakibini hem önde boğuyor hem de kalesinden uzak tutuyor.
Gençlerbirliği ilk yarıda rakip ceza alanında sadece bir kez topla buluştu o kadar. Hiç reaksiyon veremediler.

Sahada her iki takım oyuncuları, seyirci ve hakemler dahil nabzı 100’ü aşan kimse yoktu. Sakin giden maçı hakemler bile hatalı kararlarıyla kızıştıramadı. G.Saray kaliteli kadrosu ile telaşsız, akıllı oyunuyla her zaman ki gibi gereğini yaptı kazanmayı bildi.
Batuhan Kolak’ın maçı 4.5 dakika geç başlatması kabul edilmez. İlk yarıda Sara, Oğulcan ve Zuzek’e sarıları pas geçmesi de kabul edilmez.
Basit temaslara faul çalması tam bir kalitesizlik.

İcardi-Thalisson ve İcardi-Hanousek pozisyonlarında penaltı yok devam kararları doğru. Sallai’ye gösterdiği sarı tam bir komedi. Çünkü pozisyon faul değil! Sonra Tongya’ya çıkan sarı ise balans ayarıydı o da komedi. Galatasaray’ın 63’de attığı gol tertemiz bir gol. Yunus öne boş alana koşuyor Goutas teması kendi alıyor top arkalarından geçiyor bir mücadele söz konusu değil ve Sane golü atıyor. Buz gibi gol badem oldu. VAR simülasyonu da tuhaf, hatta skandal! Uzatmalarda G.Birliği penaltı bekledi ama penaltı yok. Davidson’un kolları kapalı. Hakem iyi kumaş olabilir ama çok acemi. Skor hakemleri kurtardı.

SERKAN KORKMAZ – ŞAŞKIN OLAYIM
Belli ki bir “Okan Buruk, Mauro İcardi zirvesi” yapılmış ve sadece ateşkes değil, kalıcı barış da sağlanmış. İcardi’nin dün akşam Ankara’da ilk on birde olacağını tahmin edebilen tek bir muhabir, duyumcuya rastlamadım. Az da olsa Victor Osimhen’in on birde olmasını bekleyenler dahi vardı. İlk on birde çıkması şaşırtan İcardi’nin yüzü, oldukça uzun bir aradan sonra maç başında bulduğu golün sevincinde gülümsüyordu. Gol pasını veren Yunus Akgün de uzun bir aradan sonra etkili futboluyla sahne aldı. Milli oyuncu farkı ikiye çıkaran golü kaydettiğinde herkes maçın bittiği kanaatindeydi. Yedi haftadır gol atamayan Gençlerbirliği, bu hasretini lider karşısında dindirerek maça geri döndü. Okan Hoca, iki farklı üstünlüğü ele geçirdiğinde İlkay Gündoğan’ı ya da Mario Lemina’yı oyuna alabilir miydi diye düşünmedim değil…

Sarı kırmızılılar vitesi beşe atmadan maçı kazanıyor gibiydi. O vitesin büyümeme sebebi, enerjiyi kupaya ve derbiye saklamak için miydi; emin değilim. Doğrusu; Barış Alper Yılmaz gibi bir fizik güçte bile “birikmiş yorgunluk” emareleri gözlemledim. Ev sahibinin son dakikalardaki baskısıyla beraberliği yakalaması ve Galatasaray’ın düştüğü haller hayli şaşırtıcıydı. Dün akşam kozlarını paylaşan iki takım çarşamba günü İstanbul’da kupa maçında karşı karşıya gelecek. O maçta ilk on birlerde pek çok değişiklik ve farklı bir senaryo göreceğiz. Bu maçta, iklim koşulları da müsaade ederse derbi öncesi dolu bir stat görmek şaşırtıcı olmayacak. O maçta da Okan Hoca’nın takımı elbette ki “ağır favori” olarak çıkacak sahaya. Ancak akıllar -kuşkusuz- Fenerbahçe ile oynanacak derbide olacak.

ZEKİ UZUNDURUKAN – SANE RESİTALİ
Fenerbahçe’nin 90+8’de Çaykur Rizespor’dan yediği golle şampiyonluk yolunda iki puan bırakması, Galatasaray’ı Gençlerbirliği maçı öncesinde ekstra motive etmiş. Galatasaray, Eryaman Stadı’ndaki maça müthiş bir öz güven ve moralle başladı. Bu tahrip gücü yüksek futbol Galatasaray’a çok erken bir gol getirdi.

Artık raf ömrünü tamamladığı ileri sürülen, ‘kilolu, formsuz, bir daha forma yüzü göremez’ denilen İcardi, bunları söyleyenlere dün maçın başında attığı usta işi golle tokat gibi bir cevap verdi. Kaptan, eski günlerinden kesitler sundu Başkent’te!
Bu güzel golde Sane-Yunus-İcardi işbirliği vardı. Harika paslaşmalar vardı!

Erken gelen gol, Gençlerbirliği’nin bütün hesaplarını alt üst etti. Başkent ekibinin direnci kırıldı. Galatasaray istediği gibi oyunu yönlendirmeye başladı. Yeri geldi oyunu hızlandırdı, yeri geldi aktif dinlenmeye geçti sarı-kırmızılı takım. Ligde tehlikeli bölgeden uzaklaşmak isteyen Volkan Demirel’in öğrencileri ise Galatasaray’ın milyon euro’luk kramponları karşısında çaresiz kaldı. Maça 10 numara pozisyonunda başlayan Yunus ile Sane’nin mükemmel uyumu, Cimbom’a ikinci golü de getirdi.

Bu kez İcardi-Sane ve Sara ortaklığından gol çıkaran isim Yunus Akgün oldu. İcardi ligde 6 maç sonra gol atarken, ligde 14 gole ulaştı.
Dün bir gol, bir asist yapan Yunus da ligde 6. golünü atarken, 9. asistini yaptı. Galatasaray’da kıvrak çalımları, oyun zekası ve muazzam pasları ile Leroy Sane ön plana çıkan isim oldu. Sane çok istekliydi, maça konsantre olunca neler yapabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi Sane…

Galatasaray, ikinci yarıya da çok iyi başladı. Yunus Akgün, modern bir 10 numara nasıl olur, dün bunu bize gösterdi.
Futbol, kıvrak ve zeki 10 numaralarla bir başka güzel. Galatasaray’ın ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golünde yine jeneriklik paslaşmalar vardı. Sane ile filelerin sarsıldığı pozisyon! Hakem Batuhan Kolak golü verdi. Ama VAR uyarısı ile monitöre giden hakem, ofsaytı tespit etti ve gol geçersiz sayıldı.

Ligde tam 7 maçtır gol atamayan Gençlerbirliği, sonunda gol orucunu bozdu. Niang, net bir vuruşla Başkent ekibini umutlandırdı. Golde Uğurcan Çakır’ın yapabileceği hiçbir şey yoktu. İşin enteresan tarafı ise Niang, tam 5 Galatasaraylı oyuncunun arasından topu ağlara gönderdi.
Gençlerbirliği golünden sonra Okan Buruk’tan hamleler geldi.
İcardi ve Sara kenara gelirken; Lemina ve Lang oyuna dahil oldu. Maçın son anlarında Yunus net bir pozisyonda kötü bir vuruş yaptı.
Dünkü maçta müthiş bir futbol oynayan Sane, gözlerimizin pasını sildi.

Gençlerbirliği, özellikle golü bulduktan sonraki bölümde Galatasaray’ı çok zorladı. İyi de oynadılar, fırsatlar da yakaladılar. Ama ilk yarıda kötü oynayıp, goller yiyerek maçı kaybettiler. Galatasaray ise skor 2-1 olduktan sonra büyük stres yaşadı. Ama maçı kazanıp, Fenerbahçe ile puan farkını 4’e çıkardılar. Önümüzdeki hafta Rams Park’taki derbi öncesinde büyük moral buldular.









