
ZEKİ UZUNDURUKAN – ESPEN ESKAS: 3 GALATASARAY: 1
Galatasaray, Jose Alvalade Stadı’nda harika bir maç başlangıcına imza attı. Osimhen ve Lemina’nın yokluğunda formda Sporting Lizbon karşısında Galatasaray’ın bu tahrip gücü yüksek futbolu, Sporting taraftarlarını bile şok etti. İlk 15 dakikada Lizbon ekibini kalemizden uzak tuttuk. Hatta ilk 15 dakikayı tek kale oynadık. Bu rakibi boğan baskımız golü de getirdi. Bir anda öne geçtik. Çünkü o dakikalarda sahada sadece Galatasaray vardı. Atom karınca Torreira’nın vuruşu ve İnacio’nun kendi kalesine attığı golle coştuk, sevinçten ayaklarımız adeta yerden kesildi. Şampiyonlar Ligi’nin abisi Galatasaray, yine tecrübesini konuşturdu ve müthiş bir maç başlangıcı ile rakibin gözünü korkuttu. Maçın 20. dakikasından sonra kalemizde 10 dakikalık bir baskı kuran Sporting, Catamo ile skoru eşitledi. Golden sonra tekrar gaza basan ve rakip kalede net pozisyonlar bulan yine Galatasaray’dı. İlk yarıda Sane ile öyle net bir gol pozisyonu yakaladık ki…

Ama Sane topa kötü vurunca tekrar öne geçme fırsatını kaçırdık. Maçın hakemi Espen Eskas, Batrakov’a Altimira’nın yaptığı sert faulde (Batrakov’un karnına tekme attı) kırmızı kartı atladı. Sadece sarı gösterdi. Yuh artık! Bu pozisyon nasıl sarı ile geçiştirilir biri bana anlatsın! Buz gibi kırmızı karttı pozisyon. Daha 22. dakikada 10 kişi kalacaktı Sporting! Bir hakem faciası daha! Okan Buruk’un maçtan önce açıkladığı ilk 11 çok tartışıldı. Özellikle sol stoperde Jakobs tercihi şaşırttı. Dün gece Abdülkerim’in görev bölgesinde oynayan Jakobs ilk yarıda fena değildi. Galatasaray’ın yaz transfer dönemindeki süper transferi Leao’nun maça yedek başlaması ise yine tartışma konusu oldu. Sakat olan Osimhen ve Lemina’nın yerine ise Eren Elmalı ve Barış Alper Yılmaz görev aldı.

İlk yarıda çok iyi bir Galatasaray izledik. Rakibi kalemizden uzak tuttuk. Çok hızlı atağa çıktık. Orta sahamızı kalabalık tuttuk. Savunmamızı önde kurarak oyunun boyunu daralttık. İlk 45’te Okan Buruk’un bütün oyun planları tuttu. Ama ikinci yarıya Leao ile başlamamız gerekirdi. Sane ilk yarıda etkisizdi. Çıkar Sane’yi, al Leao’yu Okan hocam. Ama Okan Buruk, Leao’yu Galatasaray geriye düştükten sonra oyuna aldı. İş işten geçtikten sonra yani! Bu arada Sporting Lizbon’un ikinci yarıda kazandığı penaltı, tamamen hakemin uydurduğu basit ötesi bir penaltıydı. Jakobs’un pozisyonda Suarez’e bir müdahalesi ya da bir faulü yoktu. Uğurcan Çakır’ın da rakibe bir teması yoktu. Rezalet bir penaltı.

İlk yarıda Sporting’i 10 kişi bırakmayan hakem Espen Eskas, ikinci yarıda da bir uyduruk penaltı düdüğü ile Galatasaray’ı resmen yaktı. Yazık oldu Galatasaray’ın emeklerine. Yazık oldu Galatasaray’ın alın terine. Ah Okan hocam ah! Neden Leao ile bu maça başlamadın ki… Adamların yaz transfer döneminde aldıkları oyuncular dünkü maça damgalarını vurdu. Zalazar’ın serbest vuruş golü neydi öyle! Galatasaray da beş transfer yaptı ama ilk 11’de sadece Batrakov vardı. Batrakov da sıradan bir futbol oynadı. Yıldız transferi Leao da maça kulübede başladı. İlk yarıdaki güzel oyunumuzun hakkı bu olmamalıydı. Ama sahada 12 kişi ile mücadele eden bir Sporting vardı. Hakem de Sporting forması giymiş gibiydi. Bir martı uçak düşürür! Bir hakem de bir takımı yakar, diğer takıma hayat verir! Dünkü maç tam da böyle bir maç oldu. Ne diyelim artık. Kötü bir başlangıç oldu. Nazar boncuğu olsun! Ama ders çıkaralım bu maçtan!

LEVENT TÜZEMEN – YENİLGİ: HAKEMLER VE OKAN BURUK
Maçın Norveçli hakemi Eskas ile VAR’ın Alman hakemi Dingert adaletli kararlar vermedi. Altimira’nın Batrakov’un karnına attığı tekme net kırmızı karttı. Norveçli Eskas sarıyı gösterdi. Altimira da sevinçten hakemi alkışladı. Luis Suarez’e Eskas’ın çaldığı penaltı saçmaydı ama VAR’daki Alman Dingert “Gel Norveçlim pozisyonu incele” bile demeyip kararı onayladı.

İğneyi hakemlere batırdık, çuvaldızı da Okan Buruk’a batıracağız. Galatasaray 2-1 geriye düşüyor, Leao giriyor; skor 3-1 olunca Deniz Gül’ü oyuna atıyor. Oysa 1-1’lik skorla devreye Galatasaray girdiğinde oyunda sırıtan iki futbolcu vardı; Biri Leroy Sane, diğeri de kaptan Yunus. Bu ikili top ayaklarına geldiğinde oynuyor ama rakibe gölge savunma yapıyordu. Aslında Galatasaray sahada 11 kişiydi ama 9 kişi oynuyordu. Skor rehavet yaratmamalı, bir teknik adam oyunu doğru okumalı. Devre arasında oyuncu değişmez diye bir kural mı var? Sane müthiş bir pozisyonda golü resmen harcadı. Yunus da birçok pozisyonda devamlılık gösteremedi.

Hamleleri Okan hoca maalesef Galatasaray geriye düştükten sonra yaptı. 85. dakikada Nhaga, İlkay ve Ugochukwu’nun oyuna girmesi ise komediydi. Devler Ligi bu tür hataları kabul etmiyor. Sporting’in ilk golünde Sane, Zalazar’ı kovalamadı. Kaleci Uğurcan’a saygı duyuyorum ancak sezona maalesef çok iyi başlayamadı. Her maçta ciddi hatalar yaptı. Sporting önünde de hep riskli oynadı. Futbolda basit oynayacaksın. Galatasaray, puan alacağı maçta hakemlerin hataları, Okan hocanın geç hamleleri yüzünden Lizbon’da mağlup oldu. Galatasaray’da kaybetmeye isyan eden, ayakta kalan ve çok çalışan tek isim Toreira oldu.

MUSTAFA ÇULCU – İKİNCİ IVAN BEBEK FACİASI
Galatasaray sakin, basit oynamayı tercih ederek başladı. Merkezi kalabalık tutarak rakibine alan bırakmadı.
Doğru baskı yaparak istekli, arzulu ve keyif alarak oynadığı ilk yarıda Yunus kilit rolde kanat forvet gibi değil içe hareketlenerek oynadı oynattı. Taç atışından gelen gol akıl doluydu.
Barış tek başına ama güçlü başladı.
Torreira tam bir istikrar abidesi.
Sporting’in beraberlik golünde Catamo 7 Galatasaraylı arasından vurdu! İkinci yarıda yaş ortalaması 23.6 olan Sporting topa sahip olunca tempo yapmaya başladı. Bu tempo Galatasaray’a iyi gelmedi. Savunma arasına ve arkasına atılan toplar hep tehlikeli oldu. Geceye berbat bir hakem ve VAR performansı damga vurunca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Norveçli Espen Eskas 38 yaşında Elit kategori hakemi. Şampiyonlar Ligi’nde 17 maç, Avrupa Ligi’nde 9 maç ve Konferans Ligi’nde 7 maç yönetti. Son olarak Dünya Kupasında 2 maç tecrübesine sahip. Lakin bu maçta kariyerini inkar edercesine berbat bir yönetim sergiledi. 2’de Inacio’nun Barış Alper’e kontrolsüz hareketini sarı yerine sözlü geçmesini saygı duyduk ancak 22’de top yukarıda Batrakov’un kafasındayken Altimira’nın dalak, böbrek, acımasız ve gaddarlık içeren karnına girişi sahada kırmızı kart olmalıydı. Sarı ile geçiştirdi ve VAR’a yaslandı. VAR da sessiz kaldı. 43’te elini rakibin yüzüne illegal kullanımdan Sanchez’e çıkması gereken kart Suarez’e çıktı.

54’de kaleci Uğurcan yattı uzandı Suarez ile karşı karşıya ama teması yok pozisyona yetişen Jakobs ayağını sokup topu faulsüz aldı, takılan Suarez yere düştü. Espen Eskas penaltıyı verdi. Alman Christian Dingert zaten berbat bir VAR o da karışmadı.
Roberto Rosetti’nin VAR için ”Clear Line” mottosu bu pozisyonlardan sonra ”Bed Line” oldu. Kartlarla maçı toparlamaya çalıştı ama geçmiş ola. Avrupa’da ikinci bir İvan Bebek faciası yaşandı.

SERKAN KORKMAZ – NEREDEN NEREYE
Eksik Galatasaray’da Okan Buruk’un ilk on birinde yeni transferlerden sadece Batrakov’un olması çok dikkat çekiciydi. İlk yarıyı Lizbon’da domine etmeyi başarmak önemliydi. Biz onlara göre daha baskılıydık ama ilk 45 dakikada gelen karşılıklı iki gol de dahil olmak üzere tek net gol pozisyonu skor 1-1 iken Sane’nin kaçırdığıydı.

Kornerlerden, taçlardan gol yiyerek sezona giren Cimbom golünü taçtan bulmuştu. Bizim yediğimiz goldeyse günün kötülerinden Sara ile acemi Şampiyonlar Ligi topçusu Batrakov evlere şenlik hatalara imza attılar.
Barış Alper etkisizdi ve Osimhen’in yokluğunda Leao’ya duyulan ihtiyaç her geçen dakika artıyordu.
Böylesine oynanmış bir ilk devreyi önde kapatabilmeyi başarmalıydık.

57. dakikada yine vahim bir pozisyon hatası ve top kaybıyla rakibe hediye ettiğimiz penaltı umutlarımızı mum gibi eritmeye başladı.
Sonraki değişiklikte sosyal medyada uzunca bir süredir hedef gösterilen Sane’nin oyundan alınmasını kınıyorum. Sahadaki en iyi iki futbolcuyu; Sane ile Leao’yu birlikte izleme şansımız resmen elimizden alındı. Sahada Batrakov, Yunus ve Barış çok mu iyi şeyler yapıyordu da oyundan alınan Sane oluyordu?

Leao girene kadar sahadaki en iyi topçu oydu. Gerçekten inanılmaz.
Dilim varmıyor ama Sane’nin yüzü belli ki çok yumuşak. Ödenen bedelse çok ağır oldu. Muazzam bir frikik golüyle farkı ikiye çıkardıklarında Okan Hoca elindeki tek gerçek golcüyü sahaya sürmeyi akıl etti. Maçın kaybedileceği kesinleşince “varlığı dert, yokluğu yara” haline getirdiği İlkay’ı bile oyuna aldı Okan Hoca. Nhaga ve Ugochukwu ile aynı seviyede görülmek ne hazin; Batrakov’un yedeği bile görülmeyen İlkay için.
Neyse ki taraftar isteğiyle, zorla alınmış Lemina sakattı da onunla ilgili tuhaf bir tasarrufa gitmek zorunda kalınmadı. Galatasaray, rahat kazanabileceği bir maçı ezile ezile kaybetti. Çok üzücü.









